Eyüp'ün değerlerini yaşatıyor, dayanışmayı büyütüyor ve
geleceğe birlikte katkı sunuyoruz.
Eyüp'ün değerlerini yaşatıyor, dayanışmayı büyütüyor ve
geleceğe birlikte katkı sunuyoruz.
Eğitim, kültür ve sosyal dayanışma alanlarında yürüttüğümüz çalışmalarla Eyüp'ün ortak değerlerini yaşatıyor, geleceğine katkı sağlıyoruz.
Burs ve eğitim destekleriyle öğrencilerimizin geleceğine katkı sağlıyoruz.
İhtiyaç sahiplerine yönelik desteklerle dayanışmayı büyütüyoruz.
Eğitim ve burs çalışmalarımız
Sosyal ve kültürel faaliyetlerimiz
Eğitim yolculuklarında yanlarında olduk.
Ramazan Pakedi Dağıtıldı
Giysi Yardımı Yapıldı
Kurban Yardımı Yapıldı
Eyüp Dostları Vakfı olarak; eğitimden sosyal yardımlaşmaya, kültürden dayanışmaya uzanan çalışmalarımızla Eyüp'ün değerlerini yaşatmak ve geleceğe taşımak için çalışıyoruz.
Bugüne Eyüp İçin Dayanışma
İyiliğe Dokun!




2 Mayıs 1934 Hatırası
“O zamanlar Eyüp Bahariye’de ikamet ediyorduk. Bir gün mahallede arkadaşlarla çember çevirmekten yorulmuş, akmayan çeşmenin kenarlarında dinleniyorduk. Çeşme, 16 Mart Şehitlerinin çaprazında ve 30-35 metre gerisinde bulunuyordu. Birden bir araba geldi. İçinden büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, yanında Başvekil İsmet İnönü ve yaveriyle birlikte indi. 16 Mart Şehitlerine doğru yürüdüler. Orada dua ettikten sonra tekrar arabaya binerek Silahtar tarafına gittiler. O günü hiç unutamam…”
1937 Ankara Ulus Matbaası Hatırası
“Tam da burada babamın, Abdullah Gökçen'in Atatürk’le ilgili bir anısını anlatmak isterim. Bir yaz günü babam çalıştığı matbaada üzüm, peynir ve ekmekten oluşan yemeğini yiyormuş. Birden ‘Gazi geliyor, Gazi geliyor’ diye bağrışmalar duyuyor. Babam da yemeğini toparlayıp yanına koyuyor. O sırada Atatürk merdivenlerden aşağı iniyor; yanında Falih Rıfkı Atay da var. Babamı, ‘Kendisi asker; Türkiye’nin en iyisi olduğu için gelip bizde dizgi yapıyor’ diyerek tanıtıyorlar. Atatürk, ayakta hazır ol vaziyetinde duran babama bakıyor ve: ‘Şu yan tarafa koyduklarını çıkar, aç ve nasıl yiyiyorsan bir tane bana da yap.’ diyor. Babam bu anısını aktarırken şöyle anlatırdı: ‘Dünyam yıkıldı ama mecburen çıkardım. Ekmeği aldım, içine peyniri koydum ve hafif yumdum. Tabii ekmeğin üzerine kurşundan dolayı kirli olan elimin boyası geçmişti. Atatürk ekmeği elimden aldı. Boyayı görmesine rağmen ağzına attı ve yedi.’ Ardından Atatürk babama dönerek şöyle dedi: “Kara ellerin, beyaz ekmeği olur.”
2 Şubat 1938 Bursa Hatırası
“Atatürk Bursa’ya, Merinos Fabrikası’nın açılışı için gelmişti. İlkokuldan temsilci olarak törene ben de katıldım. Benim için ne büyük bir şanstı! Hatırladığıma göre Atatürk golf pantolon giymişti. Önce sağ elini gördüm; yaşlı ve buruşuktu. Sonra biraz daha yakından baktım; hasta olduğu için karnı biraz şişmişti. Bu haline çok üzüldüğüm için biraz uzaklaştım. Atatürk’e biraz uzaktan, karşıdan baktım ve yüzünü gördüm. İşte o yüzü ve ifadesi şimdi bile beni duygulandırır, ağlatır. Atatürk oydu; bakışıyla, görüşüyle Atatürk oydu.”